9 Ağustos 2022 Salı

Paraşütü Açın - NEDEN?


Akıl paraşüt gibidir, sadece açınca çalışır!

Sadece soru soruyorum. Kafanızda kendiniz cevaplayın. 

Neden?

  • Neden korona çıktığından bu yana istatistik kurumları şimdiye dek yayınladıkları grip, bronşit, zatürre, üst solunum yolu hastalıkları gibi vakaları ve bunlara dayalı vefat rakamlarını paylaşmaz oldu?
  • Neden sadece korona vakaları ve buna dayalı ölüm adı altında rakamlar paylaşıldı?
  • Neden ölümlere ait otopsi talepleri kanun çıkarılarak yasaklandı? Zira kimse ölümün gerçekten virüsten olup olmadığını öğrenemedi, öğrenemeyecek.
  • Tüm CDC ve DSÖ belgeleri koronanın izole edilmiş ve ispatlanmış bir virüs olmadığını söylerken tüm dünya buna odaklanıp olmayan bir virüs için tüm insanlığı korkuya boğdu?


  • PCR testinin mucidi olan bilim adamı bu kitin asla virüs tespit ve teşhis amaçlı kullanılamayacağını söylese de, neden insanların beyinlerine kadar o çubuklar ısrarla ve dayatlamalarla sokuldu? üstelik başka test yöntemleri de var iken...

“Tüm vaka ve ölüm sayılarının baz alındığı test asla hastalık yapıcı bir virüsü tespit edebilecek kapasitede değildir ve bir hastalığı teşhis edemez. Dolayısıyla %100 geçersizdir.”  

PCR tesitinin mucidi nobel ödüllü Kary Mullis

  • Sadece %30 doğruluk payı olduğu yetkililer tarafından söylenen bu testin insanlara yasal olmayan yolla dayatılması, pek çok vatandaşlık hakkınızın elinizden alınması, sıvı olmazsanız haftada 2-3 kez zorunlu hale getirilmesi hangi akıl tutulmasına hizmet ediyor?
  • Patojenik virüs diye bir şey yoksa, yanlış şekilde “sıvı” olarak anılan o vücuda-zerk edilebilir-cihazların içine ne konmaktadır ve bunlar ne amaçla kullanılmaktadır?
  • Neden biliminsanı bile olmayan dünyanın en zengin adamı başta olmak üzere pek çok siyasetçinin ve medyatik tipin dünyanın geleceği ile ilgili korku pompalayan varsayımları komplo teorisi sayılmazken ve halkı korku ve paniğe sürükledikleri için bu suç sayılmazken; PCR testini icat eden biliminsanının testin teşhis amaçlı kullanılamayacağını söylemesi ve AIDS aşısını bulan adamın sürekli varyantları olan ve mutasyona uğrayan bir şey için sıvı olunamayacağını söylemesi, bizdeki birçok biliminsanının da gerçekleri söylemesi hem sansürleniyor hem de komploculukla ve şarlatanlıkla suçlanıyor?
  • Neden demokrasiden bahsedilen dünyamızda gerçekler masaya yatırılmıyor? Tartışılamıyor? Tartışmak, bilgilerini paylaşmak isteyen insanlar neden şarlatan oluyor, google arama listelerinde dahi bulunamayacak şekilde sansüre uğruyor, mesleklerinden men ediliyor ve linç ediliyor?
  • Televizyonlarda boy boy gördüğümüz, ama şimdiye dek hiç görmediğimiz biliminsanları hangi ara bu kadar zort diye bir anda yıldızlaştılar? Bunların arkasında kimler var? kimlerin sözcülüğünü yapıyorlar? O tv’den bu tv’ye, sosyal medya şu bu derken bu insanlar ne ara hekimlik yapmaya vakit buluyorlar?
  • Ve neden bu insanların bir dedikleri bir dediklerini tutmuyorken; maske zararlı deyip ille de maske takın demeleri; izaolasyon özellikle yaşlılar için yanlış karardı deyip ardından ille de izole olun demeleri; mutasyona uğrayan bir şeyin sıvısı olmaz, sıvı olsanız da olmasanız da 2 sene içinde mutasyonlarla bu son bulur, hiç bir pandemi esnasında sıvı bulunmamıştır, kendiliğinden sürü bağışıklığı ile geçmiştir deyip ardından tüm sıvıları ve hatırlatma(!) dozlarını dayatmaları; tüm bu çelişkileri normal sayıp koyun gibi son denileni uygulamak, hiçbir şeyi sorgulalamamak bir seçim mi?
  • Neden maskenin zararları ilk başta bahsi geçen medyatik bilimadamları tarafından paylaşılırken sonradan bi anda dayatılan bir zorunluluk haline geldi? Kimler bundan ne kadar rant elde etti?

"Virüs kıyafetlerimiz ve hava ile temas ettiğinde ÇOK HIZLI bir şekilde etkisiz hale gelir. Çünkü virüsler KURUMAYA karşı çok dayanıksızdır. Hapşırdığımızda, konuştuğumuzda veya öksürdüğümüzde, eğer enfekteysek, bu virüsleri dışarıya veririz ve bir kısmı maskede kalır, bir kısmı da kalmaz. Ama orada KURUMA GERÇEKLEŞMEZ, çünkü her nefes alış-verişimizle ve konuşmamızla orayı ve VİRÜSLERİ SÜREKLİ NEMLİ TUTARIZ. Ve ellerimizle bunlarla temas ediyoruz ve böylelikle virüsün yayılmasını sağlıyoruz. Ve normalde yayılımı engellemesi amaçlanan MASKELER tam tersi BUNA YOL AÇIYOR."

- Avusturyalı Biyolog & Yazar Clemens Arvay

HOLLANDA SAĞLIK BAKANI:

Yüz maskesi takmanın tıbbi açıdan yararınına dair hiçbir kanıt yoktur.

– Tamara Van Ark

  • Neden çocuklar maske takmaya başladıktan sonra çocuklarda artan baş dönmeleri, baş ağıları, konsantrasyon güçlükleri,  astım hastalıkları, ağız yaraları, akciğer problemleri masaya yatırılmıyor? Ve neden o küçük bedenler üzerinde bu dayatma devam ediyor?
  • Yasal olarak kanunen hiçbir geçerliliği olmayan bu dayatma nasıl oluyor da insanların okullara girişlerini yasaklayıp eğitim öğretim hakkını elinden alabiliyor? Bu konuda haklarını geri kazanan ve yüzlerce mahkeme kazanan insanlar olduğunu biliyor muydunuz? yetkili açıklamalarında ise sürekli "gönüllülük esasına dayalıdır, zorlama yoktur" denildiğini?

DSÖ açıklaması

Eğer öksürüğünüz, ateş ve nefes alma güçlüğünüz varsa maske takmalı ve tıbbi yardım almalı. Eğer BU BELİRTİLERİNİZ YOKSA maske takmak ZORUNDA DEĞİLSİNİZ. Çünkü maskelerin, hasta olmayan insanları koruduğuna dair BİLİMSEL BİR KANIT YOKTUR.

  • Üretilen satılan herşey bir TÜV ve TSE belgesi almak zorunda iken neden elini kolunu salayan herkes maske satabilir hale geldi?

Başlangıçta,

Yani “maske üretimi” henüz yeterli değilken ve bazı üretici tekellerin eline geçmemişken sizlere dendi ki:

Maske sizi korumaz. Hatta yetersiz oksijen aldığınız için virüsün bulaşma ve hastalandırma riskini arttırır. Hasta olanlar maske takarsa zaten işgal edilmiş akciğerlerine daha az oksijen gider ve ölüm riski artar.

Hop. Maske “gereksiz ve hatta tehlikeli” ilan edildi. Hepiniz inandınız. Çünkü gerçek payı %100’dü. Derken, maske imalatı ve stoklar belirlendi. Kartlar yeniden karıldı.

Bu sefer yönetici sınıf dedi ki: Maskeyi sadece hasta olan taksın. Ve sadece sağlık profesyonelleri kullansın. Diğerlerinin takmasına gerek yok!.. Ama isteyen takabilir.

Maske takmanın zararları ile ilgili haberler bıçak gibi kesildi. Çoğumuz bu yeni bilgi ve uyarıya sazan gibi atladık

Koca, koca devletler maske savaşına girdi. Sağlık profesyonelleri ve hastaların ihtiyacı zar zor karşılandı. Talep alevlendi. Arz sabit kaldı. Malın değeri yükseldi. Bu arada merdiven altı atölyelerden, dünyaca ünlü tekstil markalarına kadar herkes maske üretimine çoktan başlamıştı. Stoklar gün be gün şişti. O yokluk günlerinde: Can havli ile tıbbi maske bulan buldu, bulamayan donundan maske yaptı.

Ve final: Hepiniz maske takın. Takmayan ölür mesajı geldi.

Yetmedi: Takmayan cahil, toplum düşmanı ve hatta vatan haini ilan edildi.

Yetmedi: Zorunlu hale getirildi ve hatta takmayan cezalandırılacak. Denildi.

El mecbur ne yapalım çoluk, çocuk, yaşlı genç taktık. 

Allerjik mi?, Kanserojen mi? Toksik mi?, Fibrotik mi?

Bilen var mı?

Denetleyen var mı?

İnceleyen var mı?

Yarın öbür gün yıllarca bizim kanserojen asbestli borulardan su içmemiz gibi bir şey

olmasın?

Yarın öbür gün çoluğumuza, çocuğumuza yedirdiğimiz kanserojen madde içeren mamalar,

şekerlemeler, abur, cuburlar gibi olmasın?

Hani giydiğimiz terlikten, iç donuna kadar, boya kaleminden, tüylü oyuncağa kadar

yüz binlerce eşyada “kanser yapıcı, astım yapıcı, alerji yapıcı.” Maddeler tespit ettik ya!..

Yarın öbür gün. "Kusura bakmayın bu maskeler kanser yapıyormuş, akciğer

hastalığı yapıyormuş, KOAH nedeniymiş falan gibi haberlerle bizim karşımıza

çıkılmasın!."

Kaliteli bir maskenin ömrü 1.5 saattir. Maske korusaydı hiç kimse pozitif olmazdı. Sadece takmayanlar pozitif olurdu. Bu yüzden sosyal mesafe yalanı uyduruldu. Mesafeye uymadın da ondan oldu densin diye. Ama aynı evde 1 pozitif 4 negatif çıkmasını kimse açıklayamadı.

Dr. Bilgehan Bilge

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahı

 


  • Faz çalışmaları toplamda 7 sene sürecek bir şey için nasıl oldu da apar topar sıvı icat edildi ve bu kabul edildi ve de zorla insanlara yapılmaya çalışıldı?


  • Sıvıyı icat eden ve tüm o şirketin çalışanları neden kendileri sıvıyı almıyorlar?
  • Sıvıyı icat eden, onu satan, onu size yapan, onu size dayatan hiçbir sorumluluk almazken nasıl oluyor da kağıda imza atıp tüm sorumluluk size yüklenebiliyor?

Aşçının asla kendisinin yemediği ve zehirlenirseniz sorumluluk almayacağı bir yemeği nasıl olur da kabul edersiniz?


 

  • Sıvının içerisindeki maddeleri ve bunların ileride yol açacağı şeyleri araştıranınız var mı?
  • Sıvı aldıkları kesin olan zira sıvı almadan spor yapmalarına izin verilmeyen ve  patır patır sahalarda düşüp ani kalp krizleri geçiren profesyonel futbolcu, tenisçi, bisikletçi, dağcı, basketbolcu, dalışçı, koşucu, beyzbolcuların neden haber yapılmadıklarını merak edeniniz yok mu? Bu insanların senin benim aksine düzenli kalp ritm ekg vb testlere tabi tutulurken ani kalp krizi ve pıhtı atması durumu yaşaması normal mi? Fizyolojik yapıları, egzersiz ve beslenme programları ile herkesten daha sağlıklı olması beklenen genç sporcular neden kalp komplikasyonlarından aniden yere yığılıyor ve/veya ölüyor?
  • FDA sıvının yan etkileri olarak 
    • Guillain Barre Sendromu 
    • (ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİNİN YANGISAL BOZUKLUĞU)
    • Akut Dissemine Ensefalomiyelit (ŞİDDETLİ YAYILAN BEYİN-OMURİLİK YANGISI)
    • Transvers Miyelit (OMURİLİKTE SİNİRSEL BOZUKLUK),
    • Ensefalit (BEYİN İLTİHABI),
    • Miyelit (OMURİLİK İLTİHABI),
    • Ensefalomiyelit (BEYİN-OMURİLİK YANGISI),
    • Meningoensefalit (BEYİN ve BEYİN ZARI YANGISI),
    • MENENJİT,
    • Ensefalopati (BEYİN DOKUSU BOZUKLUĞU),
    • Konvülsiyonlar (ÇIRPINMALAR),NÖBETLER... 
  • sıraladığı halde, "Bizi kurtaracak olan TEK ŞEY AŞI" diyerek Hükumet, medya ve ünlüler KORKUYU KULLANARAK sizi, emin olmadığınız bir şey için neden zorluyorlar ?

  • Pek çok ülkede sıvının yan etkileri ve ölümlere dayalı davalar açılmaya başladı. Hükümetlerin ve tıbbın “biz kimseye zorla sıvı yapmadık, gönüllük esasına dayalı bir şeydi” diyerek tüm sorumluluğu ölen ve mağdurlara yüklediğini biliyor musunuz?
  • PFIZER üretimi Kovid Aşısı(!), nano parçacıkların oluşmasına yardım eden pozitif yüklü bir molekül olan ALC-0315'in de dahil olduğu birçok deneysel ve kimyasal madde içeriyor. Ayrıca, DSPC ve POTASYUM KLORÜR, MONOBAZİK POTASYUM FOSFAT, SODYUM KLORÜR, DİBAZİK SODYUM FOSFAT DİHİDRAT, grafen denen maddeler de var. Bu maddelerden bazılarını GÜBRE çuvallarının "İÇİNDEKİLER" listesinde de bulabilirsiniz Bunu koşarak hiçbir dozu kaçırmadan yaptırmak bir seçim mi?

  • Hadi, şimdi de MODE RNA'ya bakalım... ya da (yani) Moderna sıvısına(!)...Bu sıvı(!) da benzer maddeleri içeriyor ve içinde bir uyuşturucu olan TROMETAMİN var. Ayrıca içinde şirket adına tescilli olan SM-102 var. Tescilli demek, sıvı(!) içeriğinde kullandıkları süper gizli ve özel malzeme. Ve size bu konuda bir şey açıklamak zorunda değiller! 
    • Bir ilaç firması ne saklamaya çalışıyor olabilir ki? Vücudunuza enjekte edilen şeyin TAM OLARAK NE OLDUĞUNU bilme hakkınız yok mu?
    • Veya GÜVENLİ OLUP OLMADIĞINI ?
    • DENEYSEL aşılama, KAPSAMLI bir şekilde test edilmiş midir?
  • Neden Pfizer sıvı hakkında 50 sene boyunca soruşturma açılmasının  engellenmesi için kongreye başvurdu?
  • Şimdiye dek adı sanı duyulmamış doktor bile olmayan laboratuvar çalışanları, dünyanın en zengin adamı ve o ülkenin başbakanı ellerinden tutunca nasıl bir anda dünyanın en zengin Türkleri ve firmaları da dünyanın en zengin firması oluverdi?
  • Sıvı diye nitelenen şeyler ÇOK ETKİLİYSE sıvıdan(!) sonra NEDEN HALA maske takmanızı istiyorlar?

  • Ve neden bazı insanlar sıvıya rağmen Kovid(!) geçiriyor?
  • Gerçek biiimsanları, mutasyona uğrayan bir virüsün asla sıvısı olamaz, gribin hiçbir zaman sıvısı bulunamadı bulunamaz dedikleri halde, nasıl oldu da başlarda %100 etkili, kanseri bile iyileştiriyor dedikleri sıvı bu kadar etkili ise NEDEN HALA maske takmanızı istiyorlar? Ve neden bazı insanlar aşılandıktan sonra Kovid(!) geçiriyor? felç oluyor? ölüyor?

bu haber yayından kaldırılmış!

  • Önce sıvı olmayan kovid oluyor dediler. Sonra sıvı oldukları halde olanlar için hatırlatma dozlarını almadıkları için oluyorlar dediler. Hatırlatma dozu olmayanları da sıvısız ilan ettiler. Sonra sıvı olan da poztif oluyor ama entübe olmuyor hafif atlatıyor dediler. Sonra entübe oluyorlar ama ölmüyorlar dediler. Sıvı olup da ölenler içinse kalp krizi deyip geçtiler. (otopsi yasak olduğu için ispatı olmayan bir durum). Medyada sıvının yan etkileri, sıvıya dayalı ölüm yada en ufak bir negatif haber duyanınız var mı? sıvıya neden bu kadar toz kondurulmuyor? Neden herkes susturuluyor?
Doktorlar Kovid-19(!) 'lu hastaları korumak ve iyileştirmek için daha güvenli, etkili ve ucuz tedaviler buldu. 30 yılı aşkın süredir güvenle kullanılan ivermectin gibi. 

Fakat hükumet bu etkili ilacın kullanımını desteklemiyor.Aslında, hidroksiklorokin (ancak uygun yapıdaki kişilere ve uygun dozajda olmak koşuluyla, yoksa ölümcül etkisi olabiliyor), D ve C vitamini ve çinko gibi başka tedavi yöntemleri de var. Kovid'i(!) önleme ve tedavi etmede doktorlarca güvenli ve etkili bulunan... Fakat hükumetler bunların da kullanılmasını istemiyor.

  • Hükumetler doktorları susturuyor ve diğer tedavi yöntemlerini dikkate almıyor mu?

Hükümetin kendi istatistiklerine ve temel matematik bilgisine göre, DENEYSEL AŞILAMA olmadan Kovid-19(!)'dan kurtulma şansınız yaş grubunuza bağlıdır.

0-14 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,9998 'dir

15-44 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,9931 'dir

45-64 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,9294 'dir

65-85 yaş arası KURTULMA ŞANSI %99,6297 'dir

ve 85 yaş üzeri KURTULMA ŞANSI %98,2499 'dir

  • Aslında yıldırım çarpması sonucu ölme ihtimaliniz ile Kovid-19(!)'dan ölme ihtimaliniz nerdeyse aynı. Yıldırım çarpma riskine karşı DENEYSEL AŞIYA ihtiyacımız var mı?


  • Neden akıl tutulması yaşanan şeyleri gözden kaçırıyoruz? 30 bin kişilik stadlar konser için, miting için lebalep doldurulurken, insanlar et et g.t g.te maskesiz mesafesiz hoplayıp zıplarken; camilerde insanların 2 metre arayla maske takarak namaz kıldırılması; uçak bileti beklerken sırada 2 metre arayla durmanız ama uçakta 5 kişi yan yana omuz omuza saatlerce seyahat etmeniz ve yemek servisi yapılınca yemek yerken maskenizi sıyırıp bulaş olmayacağına inanmanız; atıyoum meşhur bir hamburgercide yada kahvecide yemek kuyruğunda maske takmanın zorunlu olduğu ama yemek yerken aynı masada pek çok insanın hatta yan masalarla yan yana, sırt sırta yemek yemenin bulaştırmayacağına inanılması; arabada tek başına seyahat eden kişiye maske takmadığı için ceza kesilmesi, denize girerken güneşlenirken bile insanların maske takması, orkestradaki müzsiyenlere bile maskede delik açılıp ordan aletlerini çalması; tv'lerde otoritenin aynı masada yada toplantıda kendisinin maske takmadığı ama emir kulu herkesin maskeyle durduğu,  ve daha pek çok benzeri akıl tutulması şeyler bir şeyleri sorgulamak için yeterli değil mi?



"viroloji tarihinde hiçbir zaman öldürücü bir virüsün mutasyonu daha tehlikeli hale gelmemiştir. Virüsler mutasyona uğradıkça daha bulaşıcı olur ama daha az zararlı hale gelirler.
Dr. Kelly Victory



"Kovid aşısı " BİR aşı DEĞİLDİR !

Hücrelerinizi hackleyip vücudunuzu yapılandırarak Kovid-19 virüsünün (ZARAR VERİCİ ZEHİRİN) parçalarını oluşturan DENEYSEL bir mRNA enjeksiyonudur !

  • Klinik denemeleri neden ACELEYE GETİRİLDİ !
  • Güvenlik testleri neden atlandı (YAPILMADI) !
  • Ve neden daha şimdiden BİRÇOK YAN ETKİYE YOL AÇIYOR !
  • İnsanlar neden daha şimdiden bundan (DENEYSEL AŞIDAN) dolayı HASTALANIYOR ve ÖLÜYOR !

Sıvının(!), insanların Kovid(!) kapmasını, virüsü(!) bulaştırmasını veya çok hasta olmasını ÖNLEDİĞİ KANITLANMADI 

İlaç şirketinin bize şırıngada ne olduğunu söylemesi zorunlu olmadığı için BİLEŞENLERİNİN TAM LİSTESİ BİLİNMİYOR !

  • Neden İlaç şirketleri insanların sıvı diye nitelendirilen bu şey nedeniyle hastalanmasından veya ölmesinden sorumlu olamamak için kongrelere koşuyor. Neden Kovid-19(!) için güvenli, etkili ve kanıtlanmış tedaviler var fakat görmezden geliniyor ve sansürleniyor.

Vaka ve ölüm sayıları oldukça abartılı çünkü dayandırıldıkları PCR testleri İŞE YARAMAZ.

Gerçek şu ki, hiçbirimiz gerçekten bilmiyoruz:

  • Kısıtlamalar NEDEN ?
  • HATALI testler NEDEN ?
  • Kovid(!) vaka ve ölüm rakamlarının abartılması NEDEN ?
  • Her yerdeki sansür NİYE ?
  • Burdaki ASIL OLAY NEDİR ?

Şırıngaların içinde ne olduğunu dahi bilmiyoruz. Ve DENEYSEL SIVI vücudunuza girdiğinde ne olacağını...

Kimse bilmiyor ! Fakat bildiğimiz şey, eğer bir kere içinize girerse ONU BİR DAHA ÇIKARAMAZSINIZ!

  • ASLA GERİYE DÖNDÜREMEYECEĞİNİZ (telafisi olmayacak) bir şeyin kendinize yapılmasına İZİN verir misiniz?

Çocuklarınıza sıvı yaptırıyorsunuz. 
FDA), hastanelerde kişilere damar yolundan günlük olarak verilebilecek maksimum Al (Aluminyum) miktarını 25 mcg (mikrogram) olarak belirlemiş. Oysa, hayatın ilk gününde bebeklere vurulan Hepatit B aşısındaki Al miktarı tek başına, bu güvenlik değerinin 10 kat üzerinde olup, ABD takvimine göre aşılanmış her bebek (TR aşı şeması neredeyse birebir aynıdır), hayatın ilk 6 ayında götürüldüğü 3 aşı turunun HER BİRİNDE 1200 mcg’nin üstünde Al almaktadır. FDA’in belirlediği günlük güvenlik değerinin 50 katı değerde Al bebeklerin bedenine tek seferde zerk edilmekte, oluşacak olası nörolojik etkilerin gözlemlenmesi için de aileler uyarılmamaktadır. Yediğimiz içtiğimizden aldığımız alüminyum, (eğer bağırsaklarımız sağlamsa) sindirim kanalından geçer gider ve kana karışmaz. Bu nedenle tehlikeli sayılmaz. Sadece onayı alnımış ve kabul görmüş yılların hepatitB sıvısında bu kadar tehlike ve yan etki varken, içinde ne olduğu bilinmeyen, faz çalışmaları tamamlanmamış, onayı alınmamış, deneysel kabul edilen, kimse tarafından hiçbir sorumluluğu alınmayan bir sıvıyı evladınıza yaptırır mısınız? Kim evladını kobay olarak kullandıracak kadar çaresiz hisseder? yada acımasız olabilir?!

  • Neden herşeye muhalefet eden, birbirlerinin her adımını sorgulayıp laf atan siyasiler bu dayatmalar konusunda el ele kol kola gezip faşist kararlar alma konusunda birlikte adım atıyorlar?
  • Başta  bahsi geçen ve istatistikleri paylaşıldaydı kovid rakamlarının aslında tüm bronşit, zatürre, üst solunum yolu, akciğer vb hastalıklardan ölenlerin sadece %1'i bile olmadığını bilseydiniz?
  • Tüm bu gerçekler ola ki bir gün açığa çıktığında, bu süreci bize kasıtlı yada kasıtsız yaşatanların ve yargılanması gerekenlerin sayısının ölenlerin sayısından çok daha fazla olduğunu biliyor musunuz?
  • Tüm bu bilgilere şu ana dek kendiniz çoktan ulaşma lüksüne sahipken, elinizde her türlü araştırma, soruşturma imkanı varken, gönüllü cehalete kapılmanız silkelenip kendinize gelmenizi gerektirmiyor mu? yoksa tekrar sahneye koymaya çalıştıkları aynı ve benzer senaryolarda rol almaya devam mı edeceksiniz?

okumalık:


5 Ağustos 2022 Cuma

Kibrit Çöpü

 videoyu oynatın


"whoever saves one life
saves the world entire"

Önce ben demekle sadece ben demek arasında ince bir çizgi vardır. 
Sadece ben demek bencilliktir, narsist bir yapıdır. Kendinden başkasını düşünmemektir. Ama önce ben demek aynen uçaklardaki gibi oksijeni önce kendinize sonra çocuğunuza olayıdır.

Hayatınızı hep elelam ne der diyerek heba ettiniz. Toplum bilinci bu şekilde oluştu. Kendi hayalleriniz, peşinden koşacağınız çılgın fikirleriniz olmadı. Tam tersine toplum size ne layık gördüyse onun peşinden, hem de körü körüne gittiniz. 

Hayallerini, potansiyelini, yaratıcılığını ev hanımlığı uğruna bastıran milyonlarca kadın depresif hayatlar sürüyor. Migrenden, troidden vb hastalıklardan kurtulamıyor. Bunların tek sebebi bastırılmış duygular. Yaratıcılığı baskılanmış, söylemek isteyip de söyleyemediği bir dolu şey var ve kendini yaratıcılığı ile ifade etmesine izin vermeyen, birey olmasını engelleyen bir toplum... 

Bunları daha önceki pek çok makalemde dile getirdim. Feda ve kar olayından tutun da titreşimlere kadar. En altta yine paylaştığım bir liste ile hatırlayabilirsiniz.

Şu anda 2-3 senedir dünyada uygulanan çok aptalca bir testten geçiyoruz. Ve uygulayıcılara göre her testten başarılı da bir şekilde geçiyoruz. Çünkü dünya tam da onların istedikleri bir yere doğru gidiyor. 

"Dünya tam da sizin hayal ettiğiniz gibidir" 
- Stefano d'Anna Tanrılar Okulu
Dünya tam da sizin hayalanizdeki gibi bir yerdir. 
Ancak hayalleriniz kendi hayalleriniz mi? 
İnandıklarınız asıl hakikatler mi? 
Seçim ustası mısınız? 
Durum kurbanı mı?
Yoksa gönüllü cehaletin kurbanı mı?

Etrafta çok fazla stratejist, çok fazla astrolog, falcı, ileriye dönük varsayımlarda bulunan uzman tipler türedi. Bunların söylediklerinden biri yada ikisi kazara çıkacak olsa körü körüne her dediklerine inanacak, peşlerinden gidecek hale geldik.

Yapmayın bunu!

Bir kez daha açıklıyorum
Seçimlerinde özgür olan insan okuyan araştıran, tarafsız, tek bir kaynakla yetinmeyen, farklı görüşlere açık, açık fikirli, ölçüp biçip tartan, doğruların peşinde koşan, özgürlüğü uğruna dik durmayı başaran ve bunun için de anayasal hakkını, vatandaşlık hakkını, insanlık, birey olma haklarını sonuna dek savunan insandır.

Gönüllü cehalet ise araştırıp soruşturmadan, tek bir kaynaktan (medya, uzman, bilim adamı, şu bu) yada otoriteden gelen bilgiye körü körüne inanan, otoriteye itaati şart koşan, kendine yaratılan konfor alanına hapsolmuş şekilde bu konfor alanını korumak uğruna kendini ürkütecek yeni bilgilere kapayan, bu bilgilere kendisi de ulaşabilecek lükste iken ve her türlü imkan zaten varken salağa yatan, bu bilgileri paylaşmak isteyenlere düşman kesilen, konfor alanını korumak uğruna sahip olduğu yanlış bilgilerin savunucusu haline dönen insandır. 




Loop yani döngüden çıkabilmenin tek yolu birey olmaktır. Frekansınızı yükseltmektir. Silkinip (titreşip) kendine gelmektir.

3 senedir akılla bağdaşmayan bir şeyin peşinden körü körüne gidiyoruz. Başlarda seyirci kalmayı tercih ettim. Kendi frekansımı yüksek tutmak ve birey olma halini yitirmemek için. Ama gözlemlediğim kadarıyla en kişisel gelişimlerin dibine vurmuş meslektaşlarımdan tutun da en bilim adamı, mühendis, doktor dediğim insanlara kadar herkes bir akıl tutulmasının içine girmiş, gönüllü cehaleti oynuyor. Onlara sorsan araştırıp öyle karar vermişler. Neyi araştırdınız? diyorum. E hergün haberlerde söylüyorlar dinlemiyor musun? diyorlar. 

Haberleri, medyayı, ve şimdiye dek tek bir bilimsel başarısı olmayan ama bir anda yıldışlaşan, kanal kanal gezmekten doktorluk yapmaya ne zaman vakit bulabiliyorlar dediğiniz tipleri kendilerine hakikat kabul eden, ama işi gerçekten cerrahlık olan, virolog olan, nobel ödüllü gerçekleri söyleyen insanları ise tü kaka şarlatan ilan edip çarmıha geren bir toplum türedi.

Artık herkes seçimlerinde özgür değil dostlar. Seçimleriniz başkaları tarafından yapılıyor. Neden korkacağınız, neye sevineceğiniz önceden planlanmış durumda. 

Yaramaz çocuklar, Bob Ros'un aksine hadi bugün de şurdan salgın başlatalım, şurda çılgın yangınlar başlatalım, şurdaki yanardağı tekrar kudurtalım, aha burda bi manyak bi deprem yaratalım, şurda fırtına koparalım, burda kıtlık yaratalım, ekonominin a.n koyalım, şunları birbirine düşürüp savaş çıkaralım, verelim yukardan gazları kemtreyillerle insanlar kafayı yesin, siyanürü suya basalım, maskeyi taktıralım köleliğe alışsınlar, evlerine hapsedelim, sıvıları çakalım, yetmedi bi de çip takalım derken artık zıvanadan çıkmış durumdalar.

Ve enselerine şaplak yeme zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.
   
Tanrı "beni güldürmek istiyorsanız plan yapmaya devam edin" demiş
Bu Tanrıcılığa soyunup deccal planları yapanlar, planlarının o kadar kusursuz olduğuna inanıyorlar ki, artık herşeyi alenen yapar hale geldiler. Sen ben buna dur demesek bile Tanrı'nın tokadı üzerlerine ağır inecek buna eminim.

Sizlere maske takmayın, sıvı olmayın, evlerinize kapanmayın demiycem. Ama süreci iyi okuyun. Şimdiye dek neler oldu. Neden  çok güvendiğiniz medyada tek bir karşıt fikre yer verilmedi. Neden yasal olmayan şeyler bizlere dayatıldı. Buna değdi mi? Akıl tutulması yaşanan şeyler sizleri hiç mi rahatsız etmedi? Konfor alanınız uğruna bunları görmezden mi geldiniz? Demokrasi varsa neden hiçbir şey masaya yatırılmadı. Neden karşıt fikirliler çarmıha gerildi, şarlatan ilan edildi, mesleklerinden men edildi, hatta yaşamlarına son verildi bunları bir araştırın. Neden senaryolar gittikçe ağırlaşıyor? Bizleri neye hazılıyorlar? Gerçekten istediğiniz böyle bir gelecek mi? Evlatlarınız için istediğiniz gelecek bu mu? Ve neden şimdi yine benzer ve daha ağır senaryolar tekrar uygulatılmaya çalışılıyor? ilkinde başarılı oldukları için mi? 

Neden korku pompalayanlar yalan yanlış bilgileri yaymakta özgür iken ve asıl komplocular onlar iken (zira kesin olmayan bilimsel ispatı olmayan bir gelecek için bizi hazırlıyorlar), doğruları söylemeye kalkanlar şarlatan ilan edilip, sansürlenip, google arama listelerinden bile çıkartılacak hale getirilip komplocu ilan ediliyor bunu bir düşünün.

Eğer siz bir adım geri atıp toplum bilncinin, algı operasyonlarının, medyanın, otoritenin, korku pompacılarının, deccal planların ve elalem ne der'in frekansından çıkmazsanız sadece kendinizi değil pek çok insanı da yakacaksınız. Çıkın ki siz de bu frekansa hizmet etme halinden özgürleşin. Çıkın ki sergilediğiniz duruş pek çok insana örnek teşkil etsin. İnsanlar sorgulamaya başlasın. hakikatlerin peşinden gider hale gelsin. 

Sevgi frekansına geçip orda sabit yayın yapan herkes insanlığı kurtarma lüksüne sahiptir. Tıpkı aşağıdaki video gibi. 




okumalık: