1 Mayıs 2014 Perşembe

KAYIP TÜRKLER: DUKHALAR

Bir toplum düşünün, doğaya karşı o kadar saygılı ki, kirletmemek için ellerini nehirde yıkamıyor, su içerken nehirden izin istiyor ve ona teşekkür ediyor. Hayvanları avlamak yerine onlarla dostluk kuruyor. Kuralları yok, dolayısıyla suç da yok. Eşitlik var, aralarında hiyerarşi yok. Onlar gerçek! Üstelik Türkçe konuşuyorlar!
Atlas dergisi Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek ve fotoğrafçı Selcen Küçüküstel, Moğolistan’ın Kuzey sınırındaki Sayan Dağları yamaçlarında yaşayan ve Türkçe konuşan ‘Dukha’ adlı toplulukla iki ay geçirdiler.
Kayıp Türkler diye medyada gündem olan Dukhaların doğayla barışık, özel mülkiyetin olmadığı komün yaşantıları “on bin yıl önce insanlık nasıl yaşıyorsa öyle yaşıyorlar” diye hayranlıkla ve biraz da günümüz dünyasının stres ve tüketim toplumuna nazireyle bizlere aktarıldı.
Moğolistan’a Tuva’dan gelen; avlarını paylaşan; ormanlardan yemiş toplayan; doğayla uyumlu ortaklaşmacı bir toplum olan Dukhalar, Sayan Dağları’nda yaşayan ve nesli hızla tükenen ren geyikleriyle birlikte göçebe olarak yaşıyor. Ren geyiklerinin sütü ve peyniriyle, topladıkları yaban yemişleriyle beslenen bu topluluğun Türk dilini konuşması dikkat çekiyor.
Yüksek ve Küçüküstel, dünyada benzeri olmayan özellikleriyle Türklerin en saf, en eski sırlarına sahip olduğu belirttikleri Dukhaların çadırına konuk oldular. Dukhaları inceleyen Özcan Yüksek ile Selcen Küçüküstel, “Dukha Halkı Kayıp Türkler” adlı bir belgesel hazırladılar. Belgeselin tanıtımı İstanbul’da gerçekleşti
Yönetici sınıfının olmadığı Dukha toplumunda eşitlikçi ilişkiler var. Suç işlemiyorlar. Kadın erkekten ya da erkek kadından üstün değil. Nesli tükenmekte olan ren geyiklerinin sütü ile beslenip yabani meyveleri toplayarak yaşıyorlar. Bu göçebe topluluk avlanırken bile ihtiyaçları dışında doğaya zarar vermekten kaçınıyor. Aynı zamanda şaman inancına da sahipler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme